"ßu Sahné ßénim İstédiqim Gibi Esérim!" - Blogcu
"ßu Sahné ßénim İstédiqim Gibi Esérim!"

.. ßir Pémbé Dü$ ..

senin her gidişinde sürgün oluyorum ben... en kötüsü aslında gitmeden sürgün olmak... içimi acıtıyor böyle sürgün yasamak... "hani gitmesek diyorum!..." "hani bitmesek diyorum...."


Arkadaşlarım

PinKoReLLa
ilkonurum
JeLib0n
sessisce
yagmurlagezinti
bebenaz
eLLaninGunlugu
sevdayayolculuk
SevqiLime
sudenuryildirim
desoquest
kayipdunyam
sairasli
buhra
winxmerwe
ucer
sevdiyar47
sdexy2

Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv

Kategoriler

  • Edebiyat
  • FLashLaR
  • MakaLeLeR
  • Mizah
  • Muzik
  • ResimLer

  • En YeniLer

    PinKoReLLa PinKoReLLa PinKoReLLa
    Online Müzik

    PinKoReLLa sablon
    SAYI ISLEMCISI S.1.0
    1.sayi
    2.sayi
    sonuç

    ©2008 pinkorella.blogcu.com
    Günlük Burç
    BLoqumu NasıL BuLdunuz?
    Harika !
    Fena DeqiL ..
    Kötü ..
    Berbat !!
    MSN'i ne amaçla kullanıyorsunuz?
    Dünya üzerinde 5.2 milyon kullanıcısı olan dev icad MSNi ne amaçla kullanıyorsunuz ?
    Bu alan0131 g�t� i� flash player y�niz gerekmektedir.

    PinKoReLLa

    pinkorella . .


    BLoq YazıLarına Bir

    SüreLiqine Ara
    VeriLmiştir

    BiLqinize ...

     

    PinKoReLLa (:


    Tarih: , 9/8/2008
    Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

    Fırtınadan Önceki SessizLik ..





    Sakin, sessiz bir hüznün koynundayim,

    Elimde dünden kalan "Can kirikLari",

    Aklimdaysa o gidisin ayak sesleri;

    Alisagelmis degil bende ki bu hal!

    Belki bundan yadirgiyorum kendimi,

    Hem sen degil miydin,

    Benim tek sözüme köle, gülüsüme divane;

    Simdi çaldigin kaçinci tebessüm yüzümden,

    Ya yüregimde ki bu sanci;

    Savasmaktan, canimi acitmaktan baska

    söyle neye yaradi varligin ?

    Galibinin hep sen oldugu,

    Kaçinci kendimle savasim bu ?..

    Haksizdim,

    Sana göre bendim bütün kabahat;

    Sahip çikamamistim senle bana,

    Ve bendim degil mi sirtimi dönüp;

    bitti; diyen acimasizca;.

    Kendi yargilarinla olusturdugun bir mahkeme,

    Ve ben azili mahkumuydum o davanin;

    Karsimda ki zamanla bile paylasamadigim

    o insan degildi sanki!

    Konustukça derinden bir ahhh ettirdi yüregime,

    Ve ne yazik!

    Hiç tanimamisim dedim,

    Haksizdin,

    Öfkeni bir ana sigdirip,

    Sadece adimi silmedin oradan!

    Hayatindan da aklindan da sildin varligimi,

    Sana göre ben artik yasamiyordum,

    Evet!

    Sen kendin ettin ne ettinse,

    Yüregim rahat, Aciyor, sizliyor amansiz;

    Birakta olsun o kadar,

    kolay degil seni kaybetti zamansiz!

    Simdilerde sessizlige büründü ruhum,

    Sakin çikip gelme karsima!

    Bendeki sessizlik firtinadan önce ki.

    Daha hiçbir sey görmedin sen,

    Ve yüregim daha hiçbir sey sormadi sana,

    Gün gelecek,

    -Cevap ver!

    Susmayacaksin degil mi?

    Hayir hayir elbette susacaksin,

    Ben seni yanlis tanimamis miydim ?

    Benim tanidigim, o adamdi susmayan.

    Sen hangi kimlikle,

    sen hangi yürekle konusacaksin,

    Sakin dokunma,

    Firtinadan önceki sessizlik bu!
    ..

    Tarih: , 8/8/2008 Kategori: Edebiyat
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    Dedi . .



    Dedi “Geç! Aşkı Geç!...”
    Geçemedim....

    Dedi “Vur! Aşkı Vur!..”
    Vuramadım...

    Dedi “Sök! Aşkı Sök!..”
    Sökemedim...

    Dedi “ Kır! Aşkı Kır!..”
    Kıramadım...

    Aşkı Geçemedim, Vuramadım, Sökemedim, Kıramadım!!!
    Kendime Kaldım... Kendimi Topladım. Tuttum Elimden. Bağladım Gözlerimi
    “Aşk!” Dedim Attım İçime Seni...
    Sonrası Kimsenin Kalbini Meşgul Etmeyecek Kadar Basit:
    İçimde Bir Sen Aşk İçinde...
    İçimde Bir Ben Bir Sen İçinde
    İçimde Bir Biz Bin Hiç İçinde...


    Tarih: , 8/8/2008 Kategori: Edebiyat
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    Hasta bir ruhum ben ..



    Hasta bir ruhum ben. Kelimelerle sevişip tüm gece, sabah kendimi dar atıyorum sokağın kollarına . Susuz kalmış gönlüme ölüm orucu tutmasını öğütlüyor naçar aklım. Kupkuru toprak gibiyim, hangi verimli fidanı ekseniz böğrüme, kurutup öldürürüm ben. Hastayım çünkü, kendime yok dermanım. Derman kör kuyularda Yusuf, derman susuz çöllerde Mecnun, derman zalim Bolu Beyinin elinde koz.

    Sokaktayım, yürüyorum. Yanımdan insanlar geçiyor. Her sabah selam verdiğim küçük kız, şaşkın bir şekilde bakıyor yüzüme. Neden sonra anlıyorum, ağlayarak yürüdüğümü. Bak işte oldu mu şimdi? Her sabah hediye ettiğim tebessüm nerde? Uzanıp siliyor göz yaşlarımı soran gözlerle bakarken yüzüme. Zorluyorum kendimi, bir tebessüm, küçüçük bir tebessüm verebilsem bu içten dertlenişi için küçük dostuma, yapamıyorum.

    Yine o kagir evin önündeyim. Cumbasının altında duruyorum bir süre. O kadar eski ki, o kadar çok yaşanmışlık var ki duvarlarında, dokunsan devrilecek gibi. Şimdi bir küçük zelzele oluverse, şu cumba üzerime yıkılıverse diyorum içimden. Halbuki hayallerimi ne çok süsledi bu evin cumbası.

    Seninle ilk kahvemizi o evin cumbasında içtik seyrederek boğazı. Camın önünde mor sümbüller kokularıyla içimizi hoş ederken, ben boğaza, sen bana dalıp gitmiştik. Bir an çevirip de yüzümü gözlerinle buluşunca, nasıl da utanmıştım, seni değil de boğazı seyrettiğim için. Hatırladın mı? Bana sabah getirdiğin kırmızı gül gibi kızarmıştı yüzüm.

    Bakmayın anlattıklarıma, hep hayaldi bunlar, hiç yaşanmadı. Kırk yıl değilse de, hayaldi ya içtiğimiz kahve, bir saniye hatırlansa bu garip hiç gam eder miydi? Neyse anlatayım ben. Bilirim beni bir tek kağıt ve kalem anlar.

    Kıyamadım kagir eve. Yıkılmasın, yıllara meydan okuyan gücüyle nice yıllar kalsın ayakta. Yürüdüm, geçtim. Aklımda bir sürü yanıtını bildiğim ama cevapları beğenmediğim soru var. Dudaklarımda o sorulara verdiğim ve çok sevdiğim cevaplar. Yürüdüm, geçtim.

    İşte aynı yerdeyim şimdi. Her sabah büyük bir heyecanla açtığım kapının önünde. Ama heyecan nerde? Hangi kayıp şehrin hapishanesinde hapis. İşte açtım kapıyı ve girdim içeri. Bitişimin resmini görüyorum, dolabın üstündeki aynanın önünden geçerken. Yorgun, bitkin yığılıyorum masama. Şimdi yine alamadığım selamın yasını tutacağım.

    Hasta bir ruhum ben. Bir besmele çekin ve gömün artık beni.

    Tarih: , 8/8/2008 Kategori: Edebiyat
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    ~



    Bu Kadar Mi? Diyordun. Bu Kadar Mi Sevgin?
    Ya Sen Ne Sandin, Seni Sevdigimi Mi? Kiz Yikilmisti Telefon Basinda. Bir Sey
    Soylemedi. Agliyordu Sessizce.
    Bir Ara Delikanli Kizin Hickirigini Duydu. "ne O Niye Konusmuyorsun? Deger
    Mi? Olsun Bu Da Gecer." Senin Ayrildigini Soyleriz, Benim Icin Fark Etmez ''
    Dedi.. Bardagi Tasiran Bu Son Sozlere Kiz Dayanamadi..
    "anlamadin Mi Serserim ?" "sen Ya Da Ben Ne Fark Eder, Ayrildigimiza
    Agliyorum, Sana, Senin Acinacak Haline"

    Delikanli Sustu.
    Oysa Genc Kiz Bunlari Soylerken Hala Seviyordu. Daha Oncede Sevmisti,
    Sevecekti. Ama Yapacak Bir Sey Yoktu. Bu Sozlerin Karsisinda Direnen Gururu
    Sandi. Gurur Ve Sevgi Ne Kadar Ters Iki Kelime. Ve Sonunda Sevgi Agir Basti.
    Telefonu Kapatirken; Delikanli Soguk Bir "elveda." Genc Kiz Ise Gururunu
    Ayaklar Altina Alarak Son Bir Defa: "seni Seviyorum" Dedi.
    Telefonu Kapatinca Delikanli Dusundu. Niye Yapmisti. Oysa Seviyordu, Ve
    Sevdigini Itiraf Etmek Icin Tekrar Telefona Sarildi.
    Ama Gec Kalmisti....
    Telefon Cevap Vermeyince, Kostu Genc Kizin Evine Gitti. Kalabalikti, Sasirdi
    Ve Aci Sela Sesiyle Irkildi. Icerden Agzinin Kenarindan Kan Akan Soguk Bir
    Ceset Cikti. Delikanli Yikildi Goz Yazlarini Tutamadi "elveda" Demedim
    Uyan!!! Dediysede Kiz Uyanmadi. Bir Ara Kizin Elindeki Burusmus Kagit Ilisti
    Gozune. Bugulanmis Gozlerini Silerek Okudu. Sunlar Yaziyordu:
    Sevmek Bir Sey
    Sevilmek Her Sey
    Sevmek Ve Sevilmek Cok Sey
    Sevilmeden Sevmek En Zor Sey.... 
    (...)

    Tarih: , 8/8/2008 Kategori: Edebiyat
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    Ayrılık bazen enkaz altında bırakmaktır ..



    Ayrılık bazen enkaz altında bırakmaktır bildiğiniz, bilerken inandığınız tüm geçmişi.
    Gerçekleşeceğine inandığınız düşleri, gülüşleri...
    Unutmadan en çok da sizi...



    Uyandığımda narkozun etkisindeydim sanırım. Acaba neler söyledim seninle ilgili. Çokça anlatım mı seni. Belki de susmuşumdur. Seni ele veremem ki cenazemde bile ben. Bilmiyorum ne olup bittiğini bittiğimizden sonra.Yani hatırlamıyorum. Beni görenler göründüğüm şeklimi anlatıyorlar bana... Benden başkalarına. Sarfettiğim cümlelerin bir ucuna seni de sıkıştırdım galiba. Dilimden de düşmen kolay olmayacak, yüreğim gibi... Başkaları yattığım yatağın baş ucunda, böyle yalandan gülücüklerle, bir çocuğu kandırmışçasına:

    "Sana daha niceleri layık..." diyorlar.

    Ne biliyorlar ki?

    Soruyorum, cevabını merak ettiğimden değil... Önemsediğimden de değil. Ama ne bileyim, belki de onlara denecek tüm sözlerin tükenme noktasında olduğumu göstermek için:

    Niceleri?

    Susmak yine...

    "Hiçbir şey, hatıranın uyandırdığı duyguyu, hayatta yeniden yaşamaya kalkışmak kadar hayal yıkıcı olamaz."

    Yıkılıyorum...

    Yani şimdi biz yaşanmışlığın izleri bize göz kırpırken, gökyüzündeki en parlak yıldızın kaymasını mı bekleyeceğiz? Karanlık gecelerden medet mi umacağız güçsüz dileklerimizin de gerçeklik paylarının olabilmeleri için...

    Yıkılıyorum...

    Seni hatırlamak istemiyorum... Unutmak da... Yaşanmamış saymak da... Seni yaşamak istiyorum. Yalnızlığım boynunu büksün istiyorum aldatılmışlığına. Senin "sensizliğin" ne demek olduğundan haberin var mı da beni "sensizliğin"le yalnız bırakıyorsun? Sensizlik, sensiz ve sessiz.

    Birşey mi dedin yavrum? diye soruyorlar başımdaki başkaları. Nezaketimi bozmamak için, hiç diyorum... Susadım, biraz su verir misiniz? Vermiyorlar... Narkozun etkisi sürüyormuş.

    Sen geçiyorsun aklımdan... Böyle uzun yolculuklara çıkar gibi... Bana uzanan elin yavaş yavaş kayboluyor boşlukta.

    Yüreğimdeki limandan dönmemek üzere ayrılan bir gemi gibisin. Ahh giderken ne ümitler yitirttin.

    Tarih: , 8/8/2008 Kategori: Edebiyat
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->

    Birleşmiş Milletlerin Açlık Sitesine Girin 
Orada Göreceğiniz Sarı Düğmeye Tıklayın.Dünyanın Herhangi bir Yerinde Aç Bir insan Yiyecek Alıyor. Size Hiçbir Maliyeti Yok, Yiyeceğin Parası Reklam Logolarını Görmeniz ile Reklam Yapan Sponsorlar Tarafından Ödeniyor,Tüm Yapacağınız Bu Siteye Girmek ve Yiyecek Bağışla Help Feed The Hungry) Düğmesine TIKLAMAK. Bir Saniye Sürüyor, Günde Sadece Bir Kere Bağışta Bulunabiliyorsunuz.Ve beni her ziyaret edişinizde bu yardımı yapın!
cursor



    Google